Çakallı Menemeni

Yaklaşık 5 yıldır İstanbul’da, memleketim Samsun’dan uzakta yaşıyorum. Memleketime özgü yemeklerin tamamına yakını ile aram iyi olmamakla birlikte aramın iyi olduklarına da bir o kadar düşkünüm.

Damak tadı anlamında Samsun ve Karadeniz yemekleri bana pek hitap etmiyor. Sanki Güneydoğu’da doğacak şekilde planlanmış ama son anda bir yanlışlık veya değişiklik sonucu Karadeniz’de doğutturulmuş ve zaman yetmediğinden damak tadım Güneydoğu olarak kalmış gibiyim. 🙂 Güneydoğu’nun görüntüsü tiksindirici olmayan (örn: şırdan), sakatattan vs. yapılmayan tüm yemeklerine bayılıyorum.

Bizim memleketin, benimle arası iyi olan yemeklerinin bir kısmı Samsun dışına hiç çıkamamış diğer kısmı ise çıktıysa bile özünü/tadını/tuzunu kaybetmiş bambaşka yemeklere dönüşmüş.

Özlemini duyduğum yemeklerin başında Çakallı Menemeni, Terme Pidesi, Çarşamba Çobanoğlu Köftesi geliyor.

Bu yemeklere buralarda ulaşma imkanımız olmadığı ve yemeyi çok istediğimiz için bunları evde yapmayı denemek zorunda kaldık. Deneme yanılma yöntemi ile uzun süren bir sürü başarısız sonuçtan sonra orijinaline en yakın hatta belki de onlardan daha da orijinal olanlarını yapmayı başardık.

Çobanoğlu Köfte ile ilgili daha sonra ayrıca bir şeyler karalayacağım. Terme pidesi hakkında yazmaya değer bir şey olmadığını düşünüyorum. Bu yazıyı Çakallı Menemeni’ne ayırıyorum.

Benim gibi Samsun’dan uzakta yaşamak zorunda olup bundan mahrum kalan hemşerilerime, Samsun’a gittiğinde tadıp beğenen ve evinde yapmak isteyenlere, yine Samsun’da yaşamasına rağmen yerine gitmeden evinde yapmak isteyenlere ve son olarak bunu hiç tatmamış, sağdan soldan duymuş ve tadını çok merak edenlere ilham olması ve onları cesaretlendirmesi; ileride olur da çakallı menemenini yaşatma ve tutundurma derneği kurulursa oraya onursal başkan olarak kabul edilmemin önünü açması adına tarif ve tavsiyelerde bulunmak istiyorum. 🙂

Önce Çakallı menemeni ile ilgili kısa bir bilgi verelim. Menemen ismini Samsun Ankara yolu üzerinde Kavak İlçesine yakın bir konumda bulunan Çakallı mevkiinden alıyor. Yol üzerinde, Çakallı Mevkii’nde, birçoğu yan yana olan bir sürü Çakallı Menemencisi bulunuyor. Yolun, özellikle ticari ulaşım için kullanılan önemli bir yol olması ve bunun dışında diğer taşıtların da sıkça kullandığı bir yol olmasının avantajı ile kamyon şoförleri başta olmak üzere ve diğer tüm seyahat edenlerin yemek için durdukları bir alana dönüşmüş durumda. Çok eskiden beri böyle ve gün geçtikçe de gördüğü rağbet artarak devam ediyor. Bu menemen, bu kadar popüler olmasına karşın Samsun’da dahi bulunduğu alanın dışına yayılabilmiş değil. Sanki gizli bir Çakallı Menemeni lobisi var ve Çakallı Mevkii dışında bu menemeni yapıp satmaya çalışılanları tespit edip öldürüyorlar gibi. 🙂 Bu yazıyla birlikte başımıza iş açmayız inşallah. 🙂

Menemenin özelliği, soğansız olması, yumurtanın beyazının çok az veya hiç kullanılmıyor olması, bol tereyağlı olması ve mümkünse bursa/salça domatesi olarak bilinen sivri domates kullanılarak yapılması. Domatesler soyuluyor, doğranmadan bütün olarak tavaya atılıyor ve yüksek ateşte çatal veya ezici yardımıyla eze eze pişiriliyor. Tat ve görüntü olarak normal menemenlerden biraz farklı.

 

Hazırsanız başlıyoruz. 🙂

Malzemeler (bunu yapacağım hiç aklıma gelmezdi. Kadın programlarına döndük amk 🙂 )

4 adet Domates

3 adet Yumurta

Gönlünüzden geçtiği kadar Tereyağı, (gönlünüzden ne kadar bol geçerse o kadar iyi) (şu tarifin güzelliğine bak yaa özgürce yemek yapabilmenizi sağlıyorum. 🙂 )

1 adet Yeşil Sivri Biber

100 gr. Kaşar

Göz kararı Tuz

Hazırlanışı 🙂

Yeşil biberi ince ince doğrayıp tavaya atıyoruz.

Peşinden tereyağını atıyoruz. Tereyağını eritip çok az da yakarak kokusunu vermesini sağlıyoruz.

Sivri domatesleri (Eğer sivri domates yoksa normal domates de olur) bütün veya ikiye bölünmüş olarak tavaya atıyoruz. Ateşi sonuna kadar açıp çılgınlar gibi domates ezmeye başlıyoruz. Eğer evde patates ezici varsa bu iş çok daha kolaylaşıyor ancak ezici yoksa çatal veya benzeri bir şey ile de yapılabilir. Domatesleri tamamen ezeceğiz, hiç domates parçası kalmayacak, domatesin sululuğuna ve domatesi ezebilme hızınıza göre ya zaten siz ezmeyi bitirince pişmiş olacak veya hızlı ezdiyseniz ve bol su varsa pişirdikçe su azalacak. Ne suyu tamamen bitecek ne de çok sulu olacak göz kararı kıvamı tutturun. 🙂

Kıvam hazır olduktan sonra ateşi en düşük ayara kadar kısın.

Yumurtaların ikisinin sadece sarısını ve birinin tamamını olacak şekilde 3 yumurtayı bir kaba koyup iyice çırpın. Yumurtayı beyazından kolayca ayırabilmek için, kabuğu ortadan kırıp ikiye ayırın, her elinizde kabuğun bir yarısı olacak şekilde sarısını kabuğun birinden diğerine sürekli devridaim yapın. 3. – 4. aktarımda beyazdan eser kalmamış olacak. 🙂

Kaşarı rendeleyin ve yumurta ile birlikte tavaya atıp menemeni iyice karıştırın. Yumurtalar pişene kadar bir süre daha karıştırmaya devam edin.

Mükemmel bir lezzet yolculuğunun sonuna gelmiş bulunuyoruz. Usule göre bu menemen tavadan ve elle yenir. Tabağa alayım, çatalla yiyeyim diyenler hiç yapmasın. 🙂

Son zamanlarda birçok video tarif var Youtube üzerinde ama çoğu gerçek Çakallı’dan uzak tarifler. Bana güvenin onlara itibar etmeyin. 🙂 Eğer başardıysanız görünümü aşağıdaki gibi olmalı. 🙂

Bir Cevap Yazın