Balkonda Domates Yetiştirmek

Salgın hastalık nedeniyle evlerde daha fazla kalınması ve evde kaldıkça evde yapılabilecek şeylerin hızla tükenmesi sonrası; bir de üzerine dışarıdan sağlanan bazı ihtiyaçların yine salgın nedeniyle dışarıdan sağlanmak istenmeyip evde çözülmeye çalışılmasından mütevellit son dönemde daha önce çok az kişinin çok nadir evde yaptığı bazı işler artık çoğu kişinin evde sık sık yaptığı işlere dönüştü. Bunlardan biz de nasibimizi aldık. Sırasıyla evde ekmek ve bilumum hamur işleri görevlerini başarıyla yerine getirdik. Uzun zamandır yüzüne bakılmayan oyun konsolunu evin en değerlisi haline getirip bir milyon maç yaptıktan sonra o görev de tamamlandı. Film, dizi izlemek vs. onlar da düzenli olarak devam ediyor. 🙂

Salgının tohum fide ekim dönemine denk gelmesi, evde yapılabilecek bir fırsat daha ortaya çıkarmış oldu. Çoğu bahçesiz ve ferah olmayan evde yaşayan insan, hayalini kurduğu bahçeli, ferah ve içinde sebze meyve yetiştirme imkanı olan bir yerde yaşama hayalini yaşatmak ve bu motivasyonu korumak için elindeki sınırlı imkanlar ile balkonunda sebze meyve yetiştirmeye çalışır. Bizim de var böyle bir hayalimiz. 🙂 İlk denemeyi geçen yıl yaptık, yetişmiş bir kiraz domates fidesi alıp balkona koyduk ve hunharca suladık. 🙂 toplamda 2 adet domates hasat edebildik. Sonrasında hunharca sulamaktan mıdır, saksısını ve toprağını değiştirip büyütmemekten midir, hastalıktan mıdır bilinmez domates, tabiri caizse intihar etti. Ölüm nedeni hala bilinmiyor. Biz kayıtlara doğal ölüm olarak geçtik. Bu yıl olsaydı Covid-19 yazabilirdik. 🙂 Sonuç olarak başarısız ve sevimsiz bir deneyim oldu. Bu yıl bu işe bir şans daha verdik. İnternet üzerinden 6 adet kiraz domates fidesi sipariş ettik. Migros sanal marketten de toprak, gübre vs. diğer ihtiyaçları sipariş ettik. Siparişlerimiz gelene kadar yüzlerce video seyrettim. Balkonda sebze yetiştiriciliği, domates yetiştiriciliğinde dikkat edilmesi gerekenler, toprak nasıl hazırlanmalı, bakım ve budama nasıl yapılmalı, Hangi sıklıkla sulanmalı, hastalıklara nasıl engel olunmalı veya olduğunda nasıl bertaraf edilmeliyle ilgili bulabildiğim tüm yerli yabancı videoları izledim. Şu an muhtemelen bir ziraat mühendisinin üniversiteden mezun olmak için harcaması gereken çaba ve zamanın kat be kat fazlasını sadece balkonda domatesi başarıyla yetiştirebilmek için harcadım. 🙂 Şayet başarıyla yetişirse ve 2’den daha fazla domates verebilirlerse bu harcadığım zaman helali hoş olsun. 🙂 Tabi bir de doğrudan domates alsam 300 kilo domates alabilecek kadar harcadığım paralar da. 🙂 Ama olur da işler yolunda gitmez ve 2 veya 1 veya hiç domates elde edersek işte o zaman bahçeli ev hayalimin de, tarımın da ormancılığın da anasını avradını yani 🙂

Şaka bir yana bu tarz işleri hiç yapmadığımızdan mıdır nedir gerçekten çok keyif ve mutluluk veriyor. Asıl işi bu olup bunu yapmak zorunda olanlar da böyle midir bilmiyorum ama müthiş bir duygu bence kesin mutlular. Değillerse de mutlu olamamalarına en büyük sebep yetiştirdiği ürünlerin itibar görmemesi, para etmemesi, ziyan olması vs. olabilir. Buradan yola çıkarak milyonlarca insanın gelirini Tarımdan sağladığı bir ülke olan Türkiye’de, çiftçinin mutsuz olmaması, hayatını düzgün bir şekilde insanca devam ettirebilmesi ve işini aşkla yapabilmesi için korunmaları, organize edilmeleri, desteklenmeleri ve ürettikleri ürünlere de sahip çıkılması gerekiyor. Ne kadar yapıldığı/yapılabildiği/yapılmak istenip istenmediği tartışılır.

Sonu başarılı olursa elle tutulur gözle görülür bir ürün yetiştirmiş olmak, elle tutulup gözle görülmeyen bir milyon ürün ortaya koymaktan çok daha fazla tatmin edici benim için. Bu salgın da bir kez daha, elle tutulan gözle görülen, insanların yaşamları için temel olan ihtiyaç ve ürünlerin önemini; diğer şeylerin de aslında olanın aksine ne kadar önemsiz olduklarını göstermiş oldu.

Çağrışım:

Bir Cevap Yazın